"Türkiye Sualtı Kültür Mirası Sanal Müzesi: Kaş Arkeopark Pilot Projesi"

Bölgenin Yerel Kaynakları

Likya Bölgesi Yerel Kaynakları: 

 Likya Bölgesi dağlık bir araziden oluşur. Güneybatı Torosları oluşturan dağlar bütün sahil boyunca Pamfilya ve Kilikya’ya doğru uzandığı gibi kuzeydoğu yönünde iç kısımlarda da devam etmektedir. Bu dağlar birbirlerinden, denizden oldukça yüksek vadiler ya da ovalarla ayrılırlar. Bölgenin ortasında bulunan Elmalı Ovası denizden 1100 m. yüksekliğindedir.

Bölgenin bitki örtüsü makidir. Sahile yakın yerlerde fundalıklar, zeytin ağaçları, turunçgiller önemli bir yer tutarken; daha fazla yağış alan yüksek yerlerde makilerin yerini çam ormanları alır. Eskiçağda Likya, gemi yapımında kullanılan sedir ve selvi ağaçları ile ünlüdür. Sedirden elde edilen reçine gemilerin kalafatı için hayati öneme sahiptir (Akşit, 1967, 62–63).

Tarımsal açıdan önemini bugün de koruyan Elmalı Ovası ve Xanthos Vadisi bölgenin tahıl deposu olmuştur. Telmessos’ta ele geçen bir yazıttan tahıl dışında baklagiller ve susam yetiştirildiği öğrenilmektedir. Roma ve Erken Bizans Dönemi’ne ait çeşitli antik kaynaklardan Likya bölgesi’nde hem bağcılık hem de zeytin ağacı yetiştiriciliğinin yapıldığı öğrenilir. Telmessos şarabı çok ünlüdür. Nikolaos’un Vitası’nda, Sion Manastırı bahçelerinden üretilen şarabın Myra’ya gönderildiği belirtilir (Sevcenko, 1983, 82, 96; Tüner, 2002,  6–7).

Zeytinyağı da en az şarap kadar önemlidir. Likya'da ortaya çıkartılan zeytinyağı işlikleri de zeytin yetiştiriciliğinin yaygın olduğunu gösterir. Zeytin sadece besin ve kozmetik amaçlı değil aydınlatma amacıyla da kullanılır. Rhodiapolis’li Opramoas 141 depreminden sonra Myra kentine 12.000 denaria değerinde zeytin ağacı bağışlamıştır. Likya balıkçılık ve deniz ürünleri bakımından da önemli bir yere sahipti (Tüner, 2002, 7).

 

Kaş Bölgesi Doğal Kaynakları:

Kaş Bölgesinde sarp kayalık yükseltilerle çevrili olan kıyı şeridi birçok yerde hemen hemen aynı dik eğimle suyun altında da devam etmektedir. Karstik bir yapı gösteren kıyı, kayaların, mağara ve kovukların içinden gelen tatlı su çıkışları ile doludur. Kaş ve çevresinde  denizden itibaren dik bir şekilde yükselen kıyı şeridi, deniz dibinde de aynı şekilde derinleşmektedir.  Deniz derinliği kıyıda yaklaşık 5 m’den başlayarak açıkta 200 m’ye ulaşır. Kıyı şeridi üzerinde kumluk bir sahil bulunmamaktadır Phellos kelimesi "taşlık yer" anlamını taşır ki, bu da bölgenin coğrafyasıyla uyum içindedir. Kaş ilçesi dahilinde bulunan bir çok antik kent, bu bölgenin tarih boyunca çok önemli bir yerleşim merkezi olduğunu göstermektedir. 20. yüzyıl başlarına kadar önemini koruyan Kaş limanı, kara taşımacılığının gelişmesiyle beraber, civardaki diğer yerleşim limanları gibi, önemini yitirmiştir. Ancak kent son 10 yıl içerisinde turizm sektörünün bu bölgeye yönelmesiyle, hızlı bir yapılaşma sürecine girmiştir.

Andriake ise yeni kazıların ışığında mür dışında üretimlerini sergileyecek ve limanda bulunan işlik ve dükkanlardaki buluntularla Roma ve geç antik Akdeniz dünyasının ticaret dinamiğinden kesitler sunacaktır.